Cape Town Gezisi

2008′in yazında Cape Town’a gittik. Burada iş ve gezi ile karışık beş gün geçirdik. Kısaca izlenimlerim,

Gidiş-Geliş: THY’nin tarifeli seferleri var. Yol üstünde sadece Johannesburg’ta duruluyor. Uçak yolculuğu 12-13 saat sürüyor. Ülkeye girişte vize ve vize ücreti istenmiyor.

En çok öne çıkanlar: Elmas, Balık, Ümit burnu

Bizdeki kuyumcu çarşılarına benzer olarak Cape Town’da farklı yerlerde elmas mağaza ve çarşılarına rastlayabiliyorsunuz. Şehir merkezi dağların arasında kalıp şekil itibariyle Atlas okyanusuna bakan bir kaseyi andırdığından buraya “şehir kasesi” demişler (City Bowl). Cape Town’da binaların çoğunda “Davetsiz misafirler silahla karşılanır!” gibi yazıları görebilirsiniz. Şehirle ilgili genel tavsiye ise noktadan noktaya gidişlerde mutlaka araç kullanılması. Antarktika’da yaşayan penguenler, balinalar kışı geçirmek üzere Afrika’nın güney kıyılarına geliyor. Mevsiminde oradaysanız bu türleri görmeye çalışın. Bizim yazımız oranın kışına denk geliyor.

sa-sehir01.jpg

~ Kuş Bakışı Cape Town Şehir Kasesi – City Bowl ~

sa-sehir02.jpg

~ Şehirde Atlı Polisler ~

Tarihi olarak önce Portekizliler gelmiş. Portekizli kaşif denizci Bartolomeu Dias Hindistan’a gitmek için Ümit burnuna gelen ilk Avrupalı olmuş. Ardından Fransızlar, Hollandalılar ve en son İngilizler gelmiş. Şehirde bunların bıraktıkları eserleri ve kültürel ardılları görebiliyorsunuz. Bir ara doğudan Endonezya’lı müslümanlar da gelmiş. Şehirde gördüğüm tek cami de onlara ait.

sa-cami-03.jpg~ Cape Town’da Cami ~

Yemek kültürü açısında oldukça zengin bir bölge. Cape Town, yerel tadların yanı sıra, Avrupa’dan gelen Portekiz, Fransız, Belçika, Hollanda ve İngiltere’ye özgü tadları, Endonezya’dan gelen uzak doğu yemeklerini bulabileceğiniz bir yer. Yemek konusunda ağırlıklı olarak Waterfront’a takıldık. Daha önce İzmir’de gördüğüm Pier kavramı burada daha farklı bir anlam kazanmış. Wharf, waterfront (su önü) ile birlikte balık hali, liman, eğlence, alış-veriş ve işin bir arada olduğu bir konsept yaratılmış. Bizde bu tarz deniz ile iç içe geçmiş bir yaşam alanı henüz gelişmemiş durumda. İngiltere’de uzun süre yaşayan arkadaşım benzer alanların orada yaygın olduğunu belirtmişti.

Yeme – içme,

  • Balık lokantalarında Hint ve Atlas okyanuslarına ait farklı balıkların tadına mutlaka bakılmalı. İki okyanusun sıcaklıkları arasında en az 4 derece fark olduğundan yetişen balık türleri de farklılık gösteriyor.
  • Zürafa (avlanması yasak olduğundan normal lokantalarda bulunmuyor), timsah ve benzeri ülkemizde olmayan hayvanlardan tatmalı
  • Yerel şarapların tadına mutlaka bakılmalı, fiyatları sudan ucuz. Dünyada bizimkilere göre daha çok biliniyorlar

sa-food04.jpg~ Karışık Şiş (Timsah, Kudu, Deve Kuşu, Afrika Keçisi, Yaban hayvanları) ~

sa-food05.jpg

~ Su Ürünleri Tabağı ~

sa-food06.jpg

~ Tavuk Çevirme ~

Görülmesi-yapılması tavsiye edilenler,

  • Ümit burnuna ve okyanus burnuna gezinti
  • Atlas ve Hint okyanuslarına gezinti
  • Çeşitli sahillerde denize girilebilir
  • Yarım ada turu (penguenlerin konaklama yerleri ve ümit burnu bu turlara dahil)
  • Safari turu
  • Teneke mahallesi turu
  • Balina turu
  • Üzüm bağlarına gezinti
  • Roben adasına gezinti
  • Teleferik ile Masa dağı (Table M.) ziyareti

sa-umitburnu-07.jpg

~ Ümit burnu ~

sa-desceptionpoint-08.jpg

~ İki Okyanusun Buluştuğu Nokta – The Point ~

sa-penguenler-09.jpg

~ Hint Okyanusu Tarafında Kışı Geçiren Afrika Penguenleri ~

sa-masadagi-10.jpg

~ Masa dağı (Table M.)~

sa-sahil-11.jpg

~ Cepe Town Yarımada Sahili ~

sa-aslanbasi-12.jpg

~ Cepe Town Aslan Başı (Lion’s Head) Tepesi ~

Reklamlar

San Francisco Gezisi

Gidiş – Geliş: San Francisco’ya aktarmasız gitme şansımız olmadığından iki temel rotadan birini tercih etmemiz gerekti. Paris üzerinden Air France ile gitmek, diğeri de Amsterdam üzerinden KLM ile gitmek. Biz ikincisini tercih ettik. Amsterdam’a kadar üç saat ondan sonra da 12 saat süren iki uçuşumuz oldu. Yolculuğun ikinci bölümü Amsterdam’dan başlayıp doğrudan kuzey kutbuna yakın bölgelerden giderek gerçekleşti – İngiltere, İzlanda, Grönland, Labrador, Kanada ve ABD’nin batı yakasını izleyen bir uçuş rotamız vardı. Yolculuğun avantajlı tarafı ABD içinde aktarma yapmak zorunda kalmamamızdı.

Oldukça yorucu geçen 28 saatlik bir uçuş yolculuğunun ardından San Francisco’ya ulaştık. Araba kiralamak için havaalanında 2 saat kadar kuyruk bekledik. Amerikalıların kuyruklarda beklemeye olan yatkınlığını ilk burada fark ettim. Daha sonraları markette, hamburgercilerde, mağazalarda da kuyruklama durumu devam etti.

Öne Çıkankar: Golden Gate, Alcatraz, Körfez, Şehir merkezindeki bulutlar, Yengeç, Çikolata, Şarap

Yeme İçme: Şehirde yeme içme açısından dünyanın her yerinden yerel mutfaklara rastlayabilirsiniz; Amerikan, Meksika, Uzak Doğu, Akdeniz, nadiren de Türk restoranlarına rastlayabilirsiniz. Bölge aynı zamanda Napa vadisi ve civarındaki şarapları ile ünlü.

Gez-Gör: SF merkezine ilk gelişimiz bir gün sonra oldu. Burada doğrudan pierlerin ve wharfın olduğu bölgeye gittik. Pier bildiğimiz İskele’nin hallicesi. Bir kısmı ulaşım için, bir kısmı nakliye için bir kısmı da ticaret için kullanılan toplam sayıları 20′yi geçen irili ufaklı pier vardı. Biz soluğu doğrudan Pier 39′da aldık. Üzerinde hediye mağazaları, bir çok yeme içme mekanı bulunan, yan tarafında fok balıklarının konakladığı, önünde ise inlü Alcatraz hapishane adasının olduğu ahşap iskelede günümüzün yarısı geçti. Öğleden sonra yürüyerek wharfa, oradan da ünlü Ghirardelli çikolata fabrikasına çıktık. Burada kısa bir dondurma molası verdikten sonra tarihi tramvayla şehir merkezine doğru hareket ettik. Şehir merkezinde Çin mahallesinde kısa bir turdan sonra Union squere meydanında mola verdik.

sf-pier39-1

~ Pier 39 ~

sf-pier39-2.jpg

~ Pier 39 – Fok Balıkları ~

sf-choco01-03.jpg

~ Çikolatalar ~

sf-hardrockcafe-04.jpg

~ Hard Rock Cafe ~

Alcatraz adası, San Fransico körfezinde, şehir merkezinin hemen karşısında yer alıyor. Hapishanesi ile ünlü olan ada zamanında Al Capone’u da “misafir etmiş”. Ada’yı konu alan ünlü filmler arasında “Kaya”, “Alcatraz Kuşçusu” ve “Alcatraz’dan Kaçış” var. Gezi tekneleri ile adayı ziyaret edebilirsiniz.
sf-therock-05.jpg

~ Alcatraz Adası ~

sf-therock-2-06.jpg

~ Alcatraz Adası ~

Balıkçı wharfı ve etrafında bir gününüzü geçirebilersiniz. Yapmanız gerekenlerden biri de bölgede çıkan yengeçlerin tadına bakmak.
sf-wharf-07.jpg

~ Balıkçı Wharfı ~

sf-wharf-2-08.jpg

~ Balıkçı Wharfı – Yengeçler ~

Wharf’tan şehir merkezine tarihi tramvayı kullanarak gidebilirsiniz.
sf-tramvay-09.jpg

~ Tarihi Tramvay ~

sf-chinastreet-10.jpg

~ Çin Mahallesi ~

Wharf bölgesinden bisiklet kiralayarak şehir turu yapabilirsiniz. Tavsiyem sahil şeridini izleyip, Golden Gate köprüsü üzerinden geçip (köprü yaya geçişine açık) karşı tarafta İtalyanların ağırlıkta olduğu küçük Sausalito kasabasına varmanız. Burada mola verdikten sonra şehre dönüşü ise şehir hattı vapurlarıyla yapabilirsiniz.
sf-goldengate-11.jpg

~ Golden Gate Köprüsü ~

sf-goldengate-12.jpg~ Golden Gate Köprüsü ~

sf-goldengate-5-13.jpg

~ Golden Gate Köprüsü ~

sf-street01-14.jpg

~ San Francisco Şehir Merkezi ~

Golden Gate dışında San Francisco körfezinde 4 adet köprü daha var. Oakland (Meşe Diyarı) ile şehir merkezini bağlayan Körfez köprüsü bunlardan birisi.
sf-street02-15.jpg

~ San Francisco – Körfez Köprüsü ~

San Jose tarafında İtalyan-İspanyol tarzında tasarlanmış yeni yerleşimler mevcut. Klasik yerleşimlerde pek olmayan küçük meydanlara, ortası bahçeli sokaklara ve benzeri sosyalleşme alanlarına sahip.
sf-street-16.jpg

~ San Jose – Santana Row ~

Biraz coğrafya…
San Francisco körfezini Marmara denizinin biraz daha küçüğü olarak düşünebiliriz. Körfez Altın Kapı (Golden Gate) köprüsünün bulunduğu boğaz üzerinden Büyük okyanusa bağlanmaktadır. SF merkez olmak üzere, körfez bölgesinde oturan nüfus 10 milyona ulaşmaktadır. Okyanus ve kara arasındaki ısı farkından kaynaklı şehir merkezi genel olarak yoğun sis altında oluyor. Yazın ortasında bile şehir merkezinde sıcaklık 17-18 derece ölçülürken, San Jose tarafında 35 derece görülmektedir. Bölgede Kuzey Anadolu fay hattına benzeyen San Andreas fay hattı bulunmaktadır. SFte bulunan etnisiteleri Hispanikler, Beyazlar, Uzakdoğulular, Siyahiler olarak sıralayabiliriz. Genelde her etnisitenin ağırlıkta olduğu semtler var.